İletişim Formu : 05360537997

Ad

E-posta *

Mesaj *

17 Eylül 2017 Pazar

Okumağa ve yazmağa dair 1

Başta kitaplar olmak üzere eskiye dair bazı şeylerin popülerlikleri piyasaya sürenlerce kazanç kaynağı olmasından ötürü galiba.
Sahibi, yaratıcısı vs. Ölmüş diye eserlerini allayıp pullayıp değişik tekniklerle piyasaya sürmek zamane değerlere ve yeniliklere körlüğü ve kısıtlayıcılığı sebebiyet vermez mi?.. Kötülemeğe ve itham etmeğe meyilli bir gaye güdülmüyor bu yazıda.
eski ve yeni ayrımı dışında, eserlere eşit mesafede bazı çerçevelerden bakarım: eser sahib-ler-inin birikimi, muhatabı, niyeti, kaynakça veya referans kısmı, sunum şeklinin uygunluğu, muhataba-müşteriye  göre bir dil, üslub, kelime, terim, paragraf, noktalama isaretleri seçimi vs.
'Yaşamak gerekli bir ağaç gibi' ise sunmak, üretmek gerekli böylece?..
Kelime olamayacak kadar kısa ve sesli ifadelere, Kelimelere ve cümlelere farklı tarih, zaman, mekan, toplum veya kişilerde farklı anlamlar yüklenebilir.
...
'Hayal ile gerçeğin farkını bilmeyen beyin'lerden çıkan hayali ürünlerin, muhatabın zihninde alacağı karşılık hesaba katılmadan üretilecek her bir eserin hesabını verme kaygısı gütmemek, bu ürünlerin üretim, satış, pazarlama, reklam gibi bağlı parametrelerinde evrensel bir iyi niyet aranmaz zannediyorum.

Hayata dair ciddiyet isteyen konular ile ilgili yazmak isteyişim genellikle nedenini açıklayamadığım zorlanmayı ve içsel sıkıntıyı beraberinde getirir. küstahlık ve hadsizlik mi desem? Emaneti ehliyetli emin birine devretmek mi desem? Bu kulvardaki kabiliyetsizlik mi desem? Bilemedim.

Okumalarıma dair eleştiri ve yorum temelli yazılarım, okumaktan gelen keyfi ve hazzı azaltmaz umarım.

Blog ile ilgili planlarımı daha gerçekleştirmeden, içimde biraz korku, biraz tedirginlik oluştu.
Bunun sebebi ilerleyen haftalarda ortaya çıkabilir.
Yoğun iş hayatıma, bu güzide saydığım hobim vazgeçemeyeceğim olur dileğiyle...

Bundan gayrı, biri kendi kişisel gelişimim, diğeri blog için malzeme kaynağı olması için haftada iki kitap okuyup, anlayıp bitirme gayretine gireceğim.

Elbet bir gün değerim anlaşılır, demiyorum, zira karşılıksızlığa varmak hedefimdir.
Beklenti üzüntü vermesin gayrı!..

İnsanlığa faydalı olur ümidiyle acemi yazarlık serüvenimi, tam kurumsal bir çatı altındaymışcasına belirgin standart ve sorumluluklar dahilinde, mütevaziyane bir eda ile, verimli bir toprak müsemmasında başlatmak; sağlıklı ve kalıcı bilgilenmeler ve uygulamalar edinip karşılaşabileceğim her türlü etkiye, en doğal ve yapıcı bir sefkatle tepki verebileceğim azimle devam etmek; varlığın faniliğinden ve zevalinden mülhem bir olgunlukla sona erdirmek temennisindeyim.

Haftanın beş günü, sabahtan akşamın körüne hatta topalına dek sabanla çift süren bir öküzün şikayet kusan homurtuları..!

Ah alan dünya
Ahımı alan dünya


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder