1.) Yavaşla, derken, konsantrasyon mevzusu ve farkındalığı geçmiyor. Yoksa, insanlığa dair yavaşlığın veya hızın hayvanilikten farkı olur mu? Olmaz.
Kitapta, sezinlediğime göre, 'yavaşla' ihtarı tamamen kapitalistçe gidilen yoladır. Giden yolcuyadır...
2.) araba kullanmak, erkekliğin zaafı (biraz da cinsiyetçilik var), yolların bizden alıp götürdükleri vs derken, erkekliği, yolları, arabaları şeytanlaştırma sezinledim ki her çeşit şoförlükten, beygir veya daha farklı ulaşım şekil ve vasıtalarından söz etmemek yakışmamış... Zira belirleyici rol, arabalarda veya arabalıkta değil, buna dair politikalarda da söz hakkı fazlasıyla var: yol yapım ihaleleri, hükümetlerin çıkar ilişkisi ve araba markaları, vergilendirmeler...
3.) yavaşlayın demesi kolay... Tutturulmuş bir yolda mecburi istikamette giderken; alınan terbiye, çevre şartları vs. Bazı şeyler imkansızlaşabiliyor.
4.) yavaşlamak ki hangi tekniklerle olmalıdır? Kime göre ne kadar zamanda ve mekanda yavaşlama veya hız seyrinin serencamı...
Doğanın işleyişinde de bir hareketlilik, yani hız var. Buna zaman veya zamanın akışı deniyor. Yavaşlamaktan kasıt, doğanın ritmine uyma olarak mı anlaşılmalı?
5.) 'hayatın ritmi' başlığına dair
Çocuk ve ebeveyn özelinde bahisler var. Yazıda bebek ve çocuklara telkin, terbiye ve iyi örnek olma mevzusu değil de kuru kuru, çocukları başıboş bırakma ve sanki çocuklarda doğuştan filozofluk yetisi varmış ta kendiliğinden olgunlaşıyormuş...
6.) 'temennadan usanmak' yazısına dair
Teknolojik gelişmelerin insanın doğası gereği işleri kolaylaştırma işlevi var.
Kötülük kaynağı olarak adlandırılan bir nesnenin, sonuçları itibariyle bu yaftayı aldığı kesin. zira parçalara böldüğümüzde, farklı yollara kanalize ettiğimizde veya iyi niyet ile kullandığımızda alacağımız sonuç en azından iyilik olur!
Bu başlık altında, cennet-cehennem kuruluyor. Yazar övgü ve sövgülerde dengeyi kaçırıyor. son paragraf bunun bir örneği...
7.) 'yavaşlığa övgü' yazısına dair
İnsanda mündemiç duygulardan (şehvet, öfke, akıl vs.) ve işlevlerinden bahsetmek değil de objeye sevk-i tabii vermek ki tenkit edilenden bağımsız kalamamayı gösteriyor.
8.) sürekli bulunduğumuz anı yakalamayı ve bunu yaşamalı türünden sözler sarfetmekten başka, bunları elde etmeğe dönük alıntı, ithal sözler yerine kayda değer teknik bilgiler, terapistçe öğretilse!
Olmaz değil mi? Kurtarmaz...
9.) kitapta geçen 'hızlılık', tüketim çılgınlığının, dünyada onlarca yıldır hüküm süren nüfus ve sağlık vs politikaların çarklarının dönüşüne denk galiba...
10.) 'uzun şimdi' yazısına dair
Bu yazıda kaderden bahsetmemek, başka şeyle yeri doldurulamaz bir eksikliktir.
11.) bir mahzurunu göremeden, kitaba devam etmeği sonlandırıyorum.
11 Ekim 2017 Çarşamba
Kemal sayar - yavaşla kitabına dair
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder